4 Nisan 2026 Cumartesi

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

  


Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da

Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı

İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek ve Moravya Rüzgârı

Çek Cumhuriyeti’nin köklü şarap kültürü, İstanbul’da düzenlenen prestijli bir lansmanla şarap tutkunlarıyla buluştu. Vinařství Volařík Mikulov firmasına ait Volarik şaraplarının tanıtımı, 3 Nisan 2026 Cuma akşamı Caddebostan’daki Catch Restaurant ev sahipliğinde ve Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu himayelerinde gerçekleştirildi.



Gecede, İstanbul’da ilk kez düzenlenen Czech Wine Challenge etkinliği kapsamında Çek ve Moravya şarapları davetlilere sunuldu.

Başkonsolos Olga Hajflerová’dan Anlamlı Açılış Konuşması
Gecenin açılış konuşmasını Çek Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Olga Hajflerová yaptı. Konuşma, Siyasi İşler ve Basın Sorumlusu Tolga Çevik tarafından Türkçeye çevrildi.

Hajflerová konuşmasında, Çek ve Moravya şarapçılığının 9. yüzyıla uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, bu zengin mirası İstanbul’da tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti.

Ayrıca davetlilere sunulan şarapların, 1794’ten bu yana üretim yapan Květná cam atölyesinde el işçiliğiyle hazırlanan özel kadehlerde servis edilmesi geceye ayrı bir zarafet kattı.



Volarik Şaraphanesi

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Başarı Hikayesi
Mikulov bölgesinin önemli üreticilerinden Vinařství Volařík, kökleri II. Dünya Savaşı dönemine uzanan bir aile geleneğini temsil ediyor. Markanın modern yolculuğu ise 2007 yılında, kurucu Mühendis Miroslav Volařík ile başladı.

Toplam 80 hektarlık bağ alanına sahip olan şaraphane, bunun 4,2 hektarında organik üretim gerçekleştiriyor. Özellikle beyaz şaraplarıyla öne çıkan marka; terroir (toprak karakteri) odaklı üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.



Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko ve Purmice gibi özel bağlardan elde edilen şaraplar; aroma, denge ve karakter açısından uluslararası arenada önemli başarılar elde etmiş durumda.

Şaraphane; “Yılın Şarap Üreticisi”, “Şarap Kralı” ve “Valtice Şarap Pazarı Şampiyonu” gibi prestijli ödüllerle kalitesini kanıtladı.



Bağlardan Sofralara

Seçkin Üzüm Çeşitleri
Volarik’in üretiminde öne çıkan başlıca üzüm çeşitleri arasında:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner ve Pálava yer alıyor.



Bunun yanı sıra Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer ve Blaufrankisch gibi geniş bir yelpazede üretim yapılması, markanın çeşitlilikteki gücünü ortaya koyuyor.



Diplomasi ve Lezzetin Buluştuğu Gece

Gece boyunca Başkonsolos Yardımcısı Rene Danek, asistan Jakub Dluhosch ve Tolga Çevik’in konuklarla birebir ilgilenmesi, etkinliğe samimi ve sıcak bir atmosfer kazandırdı.

Etkinlikte toplam 11 farklı şarap tadımı gerçekleştirilirken, davetlilere diledikleri şişeyi deneyimleme imkânı sunuldu.



Radana Stahalova Volarik Şaraplarının Sırrını Anlattı

Vinařství Volařík’in Mühendisi ve İhracat Müdürü Radana Stahalova ile gerçekleştirdiğimiz özel söyleşide, markanın üretim felsefesi ve üzüm çeşitliliği hakkında çarpıcı bilgiler paylaşıldı.

Stahalova, Volarik şaraphanesinin temel yaklaşımının “terroir odaklı üretim” olduğunu vurgulayarak, her bağın kendine özgü karakterini şaraplara yansıtmayı hedeflediklerini belirtti. Özellikle Moravya bölgesinin mikroklima avantajlarının, üzümlerin aromatik zenginliğini doğrudan etkilediğini ifade etti.

Stahalova, “Biz sadece şarap üretmiyoruz; her şişede toprağın hikâyesini, iklimin etkisini ve insan emeğini sunuyoruz” sözleriyle Volarik markasının ruhunu özetledi.

Kültür, Gelenek ve Lezzetin Kutlaması
Bu özel lansman, yalnızca bir şarap tanıtımı olmanın ötesine geçerek; Çek kültürü, tarih ve zanaatkârlığın modern yorumuyla İstanbul’da hayat bulduğu bir buluşma olarak hafızalara kazındı.

Gece, geçmiş ile geleceği birleştiren Çek ve Moravya şaraplarının onuruna kaldırılan kadehlerle son buldu.

yilmazparlar@yahoo.com

The Elegance of Czech Winemaking in Istanbul

Volarik Wines Introduced with a Grand Launch

A First in Istanbul: Czech and Moravian Breeze with Czech Wine Challenge

The rich wine culture of the Czech Republic met wine enthusiasts at a prestigious launch event held in Istanbul. Volarik wines from Vinařství Volařík Mikulov were introduced on the evening of Friday, April 3, 2026, hosted by Catch Restaurant in Caddebostan under the auspices of the Consulate General of the Czech Republic in Istanbul.

During the event, Czech and Moravian wines were presented to guests במסגרת the Czech Wine Challenge, organized for the first time in Istanbul.

A Meaningful Opening Speech by Consul General Olga Hajflerová

The opening speech of the evening was delivered by Olga Hajflerová, Consul General of the Czech Republic in Istanbul. The speech was translated into Turkish by Tolga Çevik, Head of Political Affairs and Press.

In her speech, Hajflerová emphasized the deep-rooted history of Czech and Moravian winemaking dating back to the 9th century, expressing pride in introducing this rich heritage to Istanbul.

Additionally, the wines served to guests in specially handcrafted glasses produced by the Květná glass workshop, with a history dating back to 1794, added an extra touch of elegance to the evening.

Volarik Winery
A Success Story from Tradition to the Future
Vinařství Volařík, one of the key producers of the Mikulov region, represents a family tradition rooted in the World War II era. The brand’s modern journey began in 2007 under the leadership of its founder, Engineer Miroslav Volařík.

With a total vineyard area of 80 hectares, 4.2 hectares of which are dedicated to organic production, the winery stands out particularly for its white wines and its terroir-focused production philosophy.

Wines produced from prestigious vineyards such as Kotelna, Zelezna, Orechova Hora, Vestonsko, and Purmice have achieved significant international success in terms of aroma, balance, and character.

The winery has proven its quality with prestigious awards such as “Winemaker of the Year,” “Wine King,” and “Valtice Wine Market Champion.”

From Vineyards to Tables
Distinguished Grape Varieties

Among the primary grape varieties used in Volarik’s production are:
Welschriesling, Riesling, Grüner Veltliner, and Pálava.

In addition, the production of a wide range of varieties such as Chardonnay, Sauvignon, Merlot, Pinot Blanc, Gewürztraminer, and Blaufrankisch highlights the brand’s diversity and strength.

A Night Where Diplomacy Meets Taste

Throughout the evening, Deputy Consul General Rene Danek, assistant Jakub Dluhosch, and Tolga Çevik personally engaged with guests, creating a warm and friendly atmosphere.

A total of 11 different wines were presented during the event, offering guests the opportunity to experience a wide range of flavors and choose their preferred bottles.

Radana Stahalova Reveals the Secret of Volarik Wines

In our exclusive interview with Radana Stahalova, Engineer and Export Manager of Vinařství Volařík, striking insights were shared about the brand’s production philosophy and grape diversity.

Stahalova emphasized that the core approach of the Volarik winery is “terroir-driven production,” aiming to reflect the unique character of each vineyard in every wine. She noted that the microclimate advantages of the Moravian region directly influence the aromatic richness of the grapes.

Summarizing the spirit of the brand, Stahalova stated:
“We do not just produce wine; in every bottle, we present the story of the soil, the impact of the climate, and human craftsmanship.”

A Celebration of Culture, Tradition, and Taste
This special launch went beyond being a wine introduction event, becoming a memorable gathering where Czech culture, history, and craftsmanship came to life in Istanbul through a modern interpretation.

The night concluded with glasses raised in honor of Czech and Moravian wines, symbolizing the connection between past, present, and future.

yilmazparlar@yahoo.com

Heritage Fuarı-Yılmaz Parlar

 

 Heritage Fuarı’nda Kültür Mirasının Devri

Müzecilikten Lokuma, Çiniden Gazi Kovana

Yenikapı’da 4 Nisan’a kadar sürecek dev buluşmada Türkiye’nin hafızası sergileniyor

Yenikapı Kadir Topbaş Gösteri Merkezi’nde kapılarını açan Heritage Fuarı (Kültür Mirası ve Müzecilik Fuarı), 4 Nisan 2026’ya kadar ziyaret edilebilecek dev bir kültür şölenine dönüştü.



Müze profesyonellerinden akademisyenlere, asırlık markalardan geleneksel sanatçılara kadar geniş bir yelpazeyi buluşturan fuar, Türkiye’nin somut ve somut olmayan kültürel mirasını gözler önüne seriyor.

İşte Heritage Fuarı’nda öne çıkanlar ve unutulmaz hikâyeler…



Prof. Dr. Fethiye Erbay

“Müze, Geçmişle Gelecek Arasında Köprüdür”

Fuarın en dikkat çeken stantlarından biri Boğaziçi Üniversitesi Müzecilik Bölümü oldu. Standın başında bölüm başkanı Prof. Dr. Fethiye Erbay yer aldı. Türkiye’nin müzecilik alanında uzman ihtiyacını karşılayan nadir akademik programlara imza atan Erbay, fuar boyunca müzeciliğin sadece eser saklamak değil, kültürü yaşatmak ve toplumu bilinçlendirmek olduğunun altını çizdi.

“Müzecilik, bir ülkenin hafızasını koruma sanatıdır. Bugün müzeler eğitimin, toplumsal hafızanın ve kültürel diplomasinin merkezi haline geldi. Türkiye gibi binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir coğrafyada bu mirası yönetecek uzmanlara her zamankinden çok ihtiyaç var.”

Bugün Türkiye’nin birçok özel ve kamu müzesinde görev yapan uzmanlar, Erbay’ın öncülüğündeki bu bölümden mezun oldu. Ziyaretçilerden biri, “Fethiye Hoca sayesinde müzelerimiz aktif öğrenme merkezlerine dönüştü” yorumunu yaptı.



249 Yıllık Lezzet Hacı Bekir ve 6. Kuşak Lider Leyla Celalyan

Fuarın “Zamanla Kaybolmayanlar” bölümünde yer alan Ali Muhiddin Hacı Bekir, 1777’den bu yana Türk lokumunu dünyaya tanıtıyor. Standda ailenin 6. kuşak temsilcisi Leyla Celalyan dikkat çekiyor. Koç Üniversitesi İşletme mezunu olan Celalyan, markayı modern vizyonla buluştururken ihracat pazarlarında büyük atılım gerçekleştiriyor.



Hacı Bekir’in ürünleri bugün ABD, Japonya, Güney Afrika, İngiltere, Fransa, Hollanda, Güney Kore, Tayvan ve Ürdün gibi birçok ülkeye ihraç ediliyor. Celalyan, “Hacı Bekir sadece bir şekerleme markası değil; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir kültür elçisidir” diyor.

Son yüzyıldır şirket büyük ölçüde kadınlar tarafından yönetiliyor. Celalyan’ın büyük ninesi Reşide Hanım, Cumhuriyet’in ilk pasaportlarından birini alarak yurt dışına açılan ilk kadın girişimcilerdendi.



Geleneği Yaşatanlar

Folklor Kurumu’ndan 60 Yıllık Vefa

Folklor Kurumu, “Geleneği Yaşatanlar” temasıyla fuarda yerini aldı. 12 Aralık 1964’te kurulan ve 60 yılı aşkın süredir Türk halk kültürüne hizmet eden köklü kurum, halk oyunları, halk müziği, halk tiyatrosu ve geleneksel el sanatları alanlarındaki çalışmalarını sergiliyor.

UNESCO’nun 1989 tarihli Tavsiye Kararı’nda vurgulandığı gibi, folklor “insanlığın evrensel mirasının bir parçasıdır”. Folklor Kurumu da bu bilinçle Anadolu’nun dört bir yanındaki kültürel zenginlikleri derleyip gelecek nesillere aktarıyor. Yetkililer, “Kültürel mirasımızı yaşatmak hepimizin ortak sorumluluğu” mesajını verdi.



Gazi Kovan

Kurtuluş Savaşı’nın Sessiz Tanığı

Makine Kimya Endüstrisi (MKE) standında sergilenen Gazi Kovan, fuarın en duygusal ve etkileyici eserleri arasında yer alıyor. MKE İmalât-ı Harbiye Müzesi uzmanı Yasin Ufuk Ergün ve MKE Kırıkkale Silah Fabrikası Müze sorumlusu Ömer Faruk Atcı’dan alınan bilgilere göre:

Gazi Kovan, ilk olarak Mart 1921’de Birinci İnönü Muharebesi sırasında kullanılan bir top mermisinin kovanı olarak ortaya çıktı. Cephedeki askerler bu kovana isimlerini ve birlik bilgilerini kazıdı. Savaş boyunca kovan toplam sekiz kez atölyeye dönüp yeniden doldurularak cepheye gönderildi. Bu sürekli kullanım ona “Gazi” unvanını kazandırdı. Son kullanımı cephede şehit düşen Karahisarlı Seyfi Çavuş tarafından oldu. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet’in ilanında 101 pare top atışında kullanılarak tarihî yolculuğunu tamamladı.



Pınar İlhan Köse: Selçuklu’dan Günümüze Çini Büyüsü

Çini sanatçısı Pınar İlhan Köse, fuarda Selçuklu dönemi çini eserlerini geleneksel tekniklere bağlı kalarak çağdaş bir yorumla yeniden hayat buluyor. Eserlerini Çekmeköy’deki atölyesinde üreten Köse, çini sanatını şöyle tanımlıyor:

“Çini benim için sadece süsleme değil; sabır, nefes, ritim ve dua gibidir. Her fırça darbemde geçmişle bağ kuruyorum. Selçuklu desenlerindeki sadelik ve güç eserlerimin temelini oluşturuyor. Her fırın çıkışında yeniden doğuşu yaşıyorum.”

Standda Selçuklu’dan ilham alan tabaklar, vazolar, duvar panoları ve özgün çini tasarımları sergileniyor. Köse, “Çini, Anadolu topraklarının binlerce yıllık hafızasını taşır” diyor.

Geçmişini bilmeyen geleceğini inşa edemez.

Yer: Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi (Kadir Toptaş Sanat Merkezi)
Tarih: 4 Nisan 2026’ya kadar her gün açık

yilmazparlar@yahoo.com

Herıtage Faır A Grand Transfer Of Cultural Herıtage

From Museology to Turkish Delight, from Iznik Tiles to the "Gazi" Shell Casing – Turkey’s collective memory is on display in Yenikapı until April 4

The Heritage Fair (Cultural Heritage and Museology Fair), which opened its doors at the Yenikapı Kadir Topbaş Performance Center, has turned into a grand cultural festival that can be visited until April 4, 2026.

Bringing together a wide spectrum of participants—from museum professionals and academics to centuries-old brands and traditional artists—the fair showcases Turkey’s tangible and intangible cultural heritage.

Here are the highlights and unforgettable stories from the Heritage Fair…

Prof. Dr. Fethiye Erbay

"A Museum is a Bridge Between Past and Future"

One of the most remarkable stands at the fair belongs to the Department of Museology at Boğaziçi University. At the helm of the stand is the department chair, Prof. Dr. Fethiye Erbay. Having spearheaded one of the few academic programs in Turkey that addresses the growing need for museology experts, Erbay emphasized throughout the fair that museology is not merely about preserving artifacts, but about keeping culture alive and raising public awareness.

"Museology is the art of preserving a nation's memory. Today, museums have become centers of education, collective memory, and cultural diplomacy. In a geography like Turkey, which has been home to thousands of years of civilizations, we need experts to manage and narrate this heritage more than ever."

Many of the specialists currently working in Turkey’s public and private museums are graduates of the program led by Erbay. One visitor commented, "Thanks to Prof. Dr. Fethiye Erbay, our museums have transformed from passive repositories into active learning centers."

249 Years of Flavor, Hacı Bekir and 6th-Generation Leader Leyla Celalyan

In the fair’s "Timeless" section, Ali Muhiddin Hacı Bekir – introducing Turkish delight to the world since 1777 – draws significant attention. At the stand, the family’s sixth-generation representative, Leyla Celalyan, stands out. A graduate of Koç University’s Business Administration program, Celalyan combines the brand’s heritage with a modern vision while making major strides in export markets.

Today, Hacı Bekir’s products are exported to numerous countries, including the United States, Japan, South Africa, England, France, the Netherlands, South Korea, Taiwan, and Jordan. Celalyan states, "Hacı Bekir is not just a confectionery brand; it is a cultural ambassador reaching from the Ottoman Empire to the Republic of Turkey."

For the last century, the company has largely been run by women. Celalyan’s great-grandmother, Reşide Hanım, was one of the first female entrepreneurs to go abroad with one of the Republic’s earliest passports.

Keepers of Tradition

The Folklore Institution’s 60 Years of Dedication

The Folklore Institution (Folklor Kurumu) has taken its place at the fair under the theme "Keepers of Tradition." Founded on December 12, 1964, and serving Turkish folk culture for over six decades, this deep-rooted institution is showcasing its work in folk dances, folk music, folk theater, and traditional handicrafts.

As emphasized in UNESCO’s 1989 Recommendation, folklore is "a part of the universal heritage of humanity." With this awareness, the Folklore Institution collects cultural riches from all over Anatolia and passes them on to future generations. Officials stressed, "Keeping our cultural heritage alive is a shared responsibility for all of us."

The "Gazi" Shell Casing: Silent Witness of the Turkish War of Independence

Displayed at the stand of Machinery and Chemical Industry (MKE), the "Gazi" Shell Casing is one of the most emotional and impressive pieces at the fair. According to information provided by Yasin Ufuk Ergün, expert from the MKE Ammunition Factory Museum, and Ömer Faruk Atcı, museum curator at the MKE Kırıkkale Weapon Factory:

The Gazi Shell Casing first emerged in March 1921 during the First Battle of İnönü, as the casing of an artillery shell. Soldiers on the front lines carved their names and unit information onto it. Throughout the war, the casing returned to the workshop a total of eight times, was refilled, and sent back to the front. This repeated use earned it the title "Gazi" (Veteran). Its final use came from Seyfi Çavuş of Karahisar, who fell as a martyr on the front line. The casing completed its historic journey when it was used in the 101-gun salute celebrating the proclamation of the Republic on October 29, 1923.

Pınar İlhan Köse

The Magic of Iznik Tiles from the Seljuk Era to the Present

Iznik tile artist Pınar İlhan Köse is bringing Seljuk-era ceramic works back to life at the fair, adhering to traditional techniques while infusing them with a contemporary interpretation. Producing her works in her studio in Çekmeköy, Köse describes her art as follows:

"For me, Iznik tiles are not merely decoration; they are patience, breath, rhythm, and prayer. With every brushstroke, I connect with the past. The simplicity and power I find in Seljuk patterns form the foundation of my work. With every kiln opening, I experience a rebirth."

The stand features plates, vases, wall panels, and original tile designs inspired by the Seljuk era. Köse adds, "Iznik tiles carry the thousand-year-old memory of Anatolian soil."

"Those who do not know their past cannot build their future."

Venue: Yenikapı Eurasia Performance and Art Center (Kadir Toptaş Art Center)
Date: Open every day until April 4, 2026

yilmazparlar@yahoo.com

Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da-Yılmaz Parlar

    Çek Şarapçılığının Zarafeti İstanbul’da Volarik Şarapları Görkemli Lansmanla Tanıtıldı İstanbul’da Bir İlk, Czech Wine Challenge ile Çek...